Kasım 28, 2022
TMMOB adına Makina Mühendisleri Odası (MMO) yürütücülüğünde düzenlenen "Savunma Sanayi Sempozyumu ve Sergisi 2022", Kayseri`de Erciyes ...
TMMOB adına Makina Mühendisleri Odası (MMO) yürütücülüğünde düzenlenen “Savunma Sanayi Sempozyumu ve Sergisi 2022”, Kayseri`de Erciyes Kültür Merkezi`nde başladı.

Çok sayıda kurum ve kuruluşun desteğiyle düzenlenen sempozyumun ana teması bu yıl “Akademik Çalışmalar Işığında Yerlileştirme Faaliyetleri” olarak belirlendi.

Programda konuşan Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, Ukrayna`da yaşanan savaşın kaderini değiştiren unsurlardan birinin Türkiye olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Şu anda geldiğimiz noktada şunu görüyoruz artık peşinden kovalayan değil, sizin önde gitmeniz gerekiyor. Bugün eğer ki `Ukrayna`da yaşanan savaşın kaderini değiştiren unsurlardan biri nedir?` diye sorarsanız ki bu soruyu da Türkiye`de sormayalım, gidelim Türkiye dışında, dünyanın herhangi bir yerinde soralım, size Türkiye`den giden, oyunu değiştiren silahlar olduğunu söyleyecekler. Sürpriz etkisi önemli.

Yeni fikirler, kendinizi koruyacak, caydıracak yeni silahlarla gelmeniz gerekiyor. İşte yerlileştirme dediğimiz zaman ben aslında buradaki bu akademik çevreden de bunu anlamalarını istiyorum. Yerlileşme dediğimiz zaman farklı insansız hava araçları geliştirelim, farklı insansız deniz araçlarını geliştirelim, robotlara çalışalım, robotik çalışalım ya da benim şu anda hayal edemediğim, söyleyemediğim, aklıma gelmeyen ilk defa sizden dinleyip anlamaya çalışacağım yeni teknolojiler üretelim.

Çünkü dünya artık çok daha güvensiz bir yer ve eğer ki hayatta kalmak istiyorsak ki Türkiye`nin çevresine baktığınız zaman da bir ateş çemberiyle çevrili olduğunu göreceksiniz. Çatışma olmayan tek bir sınırımız dahi yok. Bizim mutlaka savaşa hazır olmamız gerekiyor. Sürpriz etkisi yaratacak silahlarımızın olması gerekiyor ve bunu el birliğiyle bir milli mesele haline getirmemiz gerekiyor.”

“Yerlilik ve millilik konusunda geldiğimiz aşama önemli”

Milli Savuma Bakanlığı Teknik Hizmetler Genel Müdürü Tümgeneral Hüseyin Duman ise savunma ürün ve teknolojilerinin ülkeler arasında transferinin bazı durumlarda uygulanan gizli ve açık ambargolar vasıtasıyla bir politik yaptırım aracı olarak kullanıldığına şahitlik ettiklerini söyledi.

Duman , bu gerçek ışığında Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaçlarının uzun dönemde güvenilir ve istikrarlı biçimde karşılanması amacıyla kendi kendine yeterli kritik teknoloji malzeme ve sistemleri yurt içinde üretebilen bir savunma sanayinin oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirtti.

2000 yılından itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu kritik sistem, malzeme ve teknolojilerin azami ölçüde yurt içinden karşılanması ve dışa bağımlılığın azaltılması maksadıyla başta Savunma Sanayi Başkanlığı, vakıf kuruluşları ve askeri fabrikalar olmak üzere yürütülen gayret ve faaliyetler neticesinde 2002`de yüzde 20`lerde olan yerlilik ve millilik oranının günümüzde yaklaşık yüzde 80`lere ulaştığına dikkati çeken Duman, şunları kaydetti: “Yerlilik ve millilik konusunda geldiğimiz aşama önemlidir.

Ancak yolumuzun hala uzun ve bundan sonra yokuşun çok daha dik olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu her türlü savunma ürününün azami ölçüde yerli ve milli savunma sanayinden karşılanması, TSK, sanayi ve üniversite üçlüsünün arasında uyum sağlanmasına bağlıdır. Savunma sektörünün vazgeçilmezi olan Ar-Ge mühendislik, tasarım kabiliyeti ve analiz dendiğinde üniversiteler ve doğal olarak akademisyenlerimiz öne çıkmaktadır. Üniversitelerimizin savunma sektörüne uzman insan kaynağı yetiştirerek vatani görevini ziyadesiyle yapmakta olduğunu memnuniyetle görüyoruz.

Bilim ve teknoloji düzeyimizin gelişmesinde öncü olan üniversitelerimizin hem insan kaynağı yetiştirilmesindeki hem de mühendislik çözümlerine yönelik uygun zeminler oluşturmadaki payını takdirle karşıladığımızı vurgulamak isteriz. İleri teknoloji kullanan savunma sanayinin diğer sektörlerin yönlendirilmesi ve geliştirilmesi için üniversite sanayi ve tedarik makamları arasındaki erişimin etkin ve bütünlük içerisinde kurulması kritik hale gelmiştir.”

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir ise “savunma” denildiğinde bugün akla yalnızca silah sistemlerinin gelmemesi gerektiğini, düşünebilen, komut alabilen yahut komutsuz şekilde kendisine verilen görevi ifa edebilen makinelere de ihtiyaç duyulan bir çağda yaşadıklarını anlattı.

Savunma sanayinde eli güçlü olanın bölgesel ve küresel düzeyde sözünün daha fazla geçtiğini dile getiren Özdemir, “Potansiyelinizle birlikte hem bölgesel hem de küresel gelişmelere müdahale etme noktasındaki kudretiniz ki bunların hepsi sizin bağımsızlığınızla alakalıdır, bir bakıma bağımsızlığımızı pekiştirme ve koruma kudretiniz aynı oranda yükselmiş oluyor.

İşte bugün gelinen aşamada adım adım savunma sanayimizdeki yerlilik oranının arttırılmış olması ki bazı rakamlara göre çok şükür yüzde 80`lere çıkarıldığı ifade ediliyor, yüzde 80`lere çıkarılmış olması Türkiye açısından yürütülen bölgesel ve küresel siyasette elimizin neden güçlü olduğu sorusunun bir başka cevabı.” diye konuştu.

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener ise yerli üretim konusunun önemi ve dışa bağımlılığın yanlışlığının, odaları ve TMMOB tarafından 1970`lerden bu yana dile getirildiğini anlattı.

Yerli üretim derken yabancı tekellerin tedarik zincirlerine bağlı olarak ülkede yapılan bir üretimi kastetmediklerini kaydeden Yener, üretilen ürünlerin araştırma ve geliştirme süreçlerine, tasarımından fikri mülkiyetine, patent haklarına ve satışına kadar tüm süreçlerin sahibi olmak gerektiğine işaret ettiklerini aktardı. Programda Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve MMO Kayseri Şube Başkanı Süleyman Varol da konuşma yaparak, yerlileşmenin önemine değindi. Üç gün sürecek ve 16 oturumda 64 bildirinin yayınlanacağı sempozyumda Makine ve Kimya Endüstrisi tarafından üretilen silah ve mühimmatlar da sergileniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir